Engelli ve Veteran Eskrimi
Posted by sporgunlugu 29 Ekim 2008, Çarşamba
Türkiye Eskrim Federasyonu’nun Internet sitesinde Irak Engelli Eskrimi takımının ülkemizde kamp yapacağı duyurulmuş.
Türkiye’de henüz engelli eskrimi yapılmıyor. TEF‘in de bu konuda herhangi bir çalışması bulunmuyor. Varsa da sitesinde bu konuda bir açıklama yer almıyor.
Engelli eskrimi, Paralimpik Oyunları listesinde yer alıyor. Türkiye Milli Paralimpik Komitesi ve TEF‘in bu konuda çalışmalar yapıp 2012 Londra Oyunları’na engelli eskrimi milli takımı göndermek için çaba harcamaları gerekiyor.
Bu konuda şüpheciyiz. Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı Yavuz Kocaömer, Milliyet gazetesindeki köşesinde insanlarla kavga etmekle meşgul. Başkanlığını yürüttüğü bir vakfın reklamı için elinden geleni yapıyor. Herkese sataşmaktan da vazgeçmiyor. Engelli hakları bu şekilde kavga ederek korunamaz. Özellikle Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Başkanı devletle, bürokrasiyle, özel hukuk tüzel kişileriyle iyi anlaşmak zorundadır. Bu makam diplomatik davranmayı gerektirir. Ancak Kocaömer, bu konuda gerekli hassasiyeti göstermiyor.
TEF ise yeni bir oluşum peşinde. Tüm gücünü eğitimlere, kamplara harcıyor. İyi de yapıyor. Gerçekçi olmak gerekirse, şu anda federasyondan bu konuda bir atılım beklemek için çok erken. Bütçesinin bir bölümünü engelli eskrimine ayırması istense, hatta kanımızca bu gerekli olsa bile TEF‘in bu konuda ileri bir adım atması bu aşamada çok zor.
Türkiye Milli Paralimpik Komitesi, Genelkurmay Başkanlığı ile bağlantıya geçerek, askerlerden destek almalıdır. Gazilerimizin, Paralimpik Komitesi öncülüğünde ve Genelkurmay‘ın sağlayacağı bütçe ile spora yönlendirilmesi gerekir. Bu hareket, gazilerin rehabilitasyonu için de büyük önem arz ediyor. Gazilerin sadece futbolla rehabilite edilmesi beklenemez. Paralimpik milli takımının özellikle gazilerden oluşması öngörülebilir. Takım sporları açısından bu husus daha bir önem kazanıyor. Sivil engellilerin de ordunun spor alanlarından ve rehabilitasyon konusunda deneyimli uzmanlardan faydalanmalarının önü açılırsa engelli sporunda büyük aşama kaydedilecektir.
Veteran sporu da ülkemizde ihmal ediliyor. 60 yaşını geçen büyüklerimiz ya evde vakit geçiriyor, ya da kahvehanelerde duman altı oluyorlar. Onlara yönelik kültür, sanat, spor çalışmaları yok denecek kadar az.
Veteran sporları yaşlıların sporla bağının korunması, onların sağlıklı yaşamaları amacıyla federasyonlar tarafından ele alınmalı.
Avrupa’da, dünyada veteran sporunu büyük önem veriliyor. Uluslararası federasyonlar, ulusal federasyonlar, kulüpler veteran turnuvaları düzenliyorlar. Gün geçtikçe bu turnuvalara katılan ülke ve sporcu sayısı artıyor.
Türkiye Eskrim Federasyonu‘nun veteran eskrimi konusunda bir çalışması bulunmuyor. En azından veteran turnuvaları düzenlemedikleri biliniyor.
TEF‘in bu konuda en azından sadece turnuva düzenleyerek veteran eskrimi için bir kapı açması gerekir. Bu husus, uluslararası turnuvalara katılım için de çok önemli. Çoğu uluslararası turnuvaya ulusal federasyonlar aracılığıyla katılım mümkün. Ulusal federasyon katılımcı listesini gönderiyor. Bir kimsenin kendi başına bir turnuvaya katılması söz konusu değil.
TEF, veteran turnuvaları düzenleyerek, uluslararası veteran turnuvaları hakkında duyurular yaparak yaşını almış eskrimseverlere büyük bir hizmet sunmuş olacak. Türkiye Şampiyonaları’nın düzenlenmesi, uluslararası turnuvalara katılımda karışıklık çıkmasını engelleyecektir.





İsmail Laçin demiş
TSK gazi askerlerimizin rehabilitasyonu amacıyla engelli eskrimiyle ilgilendiğini, bu amaçla da önemli miktarda engelliler için eskrim malzemesi satın aldığını ve beden eğitimi hocalarını da antrenör kurslarına gönderdiğini biliyorum. ancak bu kişiler antrenör kurslarında eğitimin oldukça yetersiz olmasından dolayı eskrim öğrenemeden geri döndüler. zannediyorum ki bu kişilerle de yeterince ilgilenilmedi. federasyonla da ortak bir çalışma yürütülmedi. malzemelerin de depolarda kullanılmadan beklediğini söylemişti bu hocalar. bu dediklerim 2005 yılıydı. zannedersem o günden beri ilerleme kaydedilmedi. çünkü herhangi bir haber duymadım, internette de ulaşamadım.
kanımca normal eskrimdense engelli eskrimine kaynak ayırmak daha yararlı bir iştir. kısa vaadede önemli başarılar yakalanabilir ve gazilerimiz için büyük moral kaynağı olacaktır. ama zannediyorum ki ortak bir hareket lazım federasyonla. TSK nın eskrime sıcak baktığını düşünüyorum, çünkü hem harp okullarında önemli yatırım yapıyorlar hem de engelliler için girişimde bulunduklarına antrenör kursunda tanıştığım bu hocalar sayesinde tanık oldum. lakin ne federasyonun sayfasında ne de herhangi bir yerde bunun devam ettirildiğine dair bir bilgi edindim.
Engelli eskriminde de kısa vaadede iyi bir çalışmayla iyi bir atılım yapılabilir, çünkü izlediğim kadarıyla daha basit br çalışma şekli var.
bu kadar yatırımdan, çalışmadan sonra hala yurtdışında bu sonuçlar alınıyorsa bu kadar paraya emeğe yazık demekten kendimi alamıyorum. hiç değilse bunlar fayda sağlayacak alanlara kaydırılsın.
sporgunlugu demiş
Sevgili İsmail.
Tespitlerin ve yorumların için çok teşekkür ederim.
TSK ve TEF arasında işbirliği olması gerektiği konusunda çok haklısın.
Bildiğim kadarıyla, daha doğrusu bazı fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla, Özden Ezinler, Hakan Ayberk gibi bazı antrenörler engelli eskrimi konusunda eğitim aldılar. Hala alıyorlar mı bilmiyorum.
TEF’ten bir yetkilinin verdiği bilgiye göre ise engelli eskrimi konusunda AB fonlarından da faydalanılması düşünülüyor. Proje şu anda onay bekliyormuş.
Ancak iki hususta yorumunu genişletmeyi ve çekincemi paylaşmayı istiyorum.
TSK ile ortak çalışma sadece gazilere yönelik olmamalı. Engelli birçok vatandaşımız var. Onların da bu malzemelerden yararlanması için TSK ile bir protokol yapılabilir. Neden vatandaşlarımız da TSK’nın elindeki malzemelerden faydalanmasınlar? Gaziler ve diğer engelli vatandaşlarımız birlikte çalışmasın? O malzemeler bizim verdiğimiz vergilerle alınmadı mı? Neden herkes faydalanmasın? Bu malzemeler silah değil, gizli alet edevat değil. Umarım TSK bu konuda açıkgörüşlü olur ve malzemeleri herkesin istifadesine sunar. TAbi ki önce federasyonun bu konuda proje üretmesi gerek.
Çekincem ise engelli eskriminin antrenman şekli ve başarı şansımız ile yatırımların engelli eskrimine kaydırılmasına yönelik.
Engelli eskriminde sadece birkaç hareket yapılabiliyor. Haklısın. Sporcunun çok esnek, çok rahat ve çok hızlı olması gerekiyor. Aynı hareketlerin binlerce kez tekrarlanması gerekiyor.
İsviçre’de birlikte çalıştığım hocam, çok iyi bir epeci. O da engelli eskrimi antrenörlüğü eğitimi almış. Anlattığına göre, engelli olmayan bir eskrimcinin engelli eskrimci karşısında pek şansı yok. Dediğine göre “(E)ngelli eskrimcinin kasları farklı çalışıyor. Kolu o kadar rahat ki, bir ok gibi fırlıyor. Biz kolumuzu uzatana kadar tuşu yiyoruz”…
Engelli eskriminde uluslararası başarı o kadar kolay değil.
Ayrıca bir hususu da dikkate almak gerek. Federasyonların amacı nedir? Federasyonların faaliyet alanları nelerdir? Tek amaç, derece kazanmak mı? Uluslararası yarışmalarda kürsüye çıkmak mı?
Spor federasyonlarının asıl amacı, topluma spor yaptırmaktır. Mümkün oldukça çok insanın spor yapmasını sağlamaktır.
Engelli eskrimi de, gazi olsun, normal vatandaş olsun, engellilerin rehabilitasyonu ve topluma kazandırılması için önemli bir fırsat. Umarım Türkiye’de en kısa zamanda engelli eskrimi başlar. Eminim ki, TSK, engelli spor federasyonları ve engellilerle ilgili çalışan vakıflar, derneklerle işbirliği yapılması durumunda, Türkiye’de engelli eskrimi büyük patlama yapacaktır.
Eskrimcilerimizin yurtdışında aldığı sonuçların onlara yapılan yatırım ve gerçekleşen çalışmalara oranla çok az olduğunu söylemişsin sanırım.
Eskrime gerçekten yatırım yapılıyor mu dersin? Avrupa, dünya çapında çalışmalar gerçekleşiyor mu?
Kendimizi kandırmayalım. Daha doğrusu, federasyon insanları kandırmasın! Fiziki altyapı, insan kaynağı açısından çok fakiriz. Bu imkanlarla derece almak mümkün değil. Sporcular da yazık, federasyonun, antrenörlerinin gazına geliyorlar. Çıkıp “Dünya Şampiyonu olmak, ülkemi Olimpiyatlar’da temsil etmek istiyorum” diyorlar. Üzülüyorum onlar için. Boşu boşuna hayalkırıklığı yaşıyorlar.
Mustafa Kalender ve Müminhan Bilgin bir röportajda söylemişti: Eskrimcilerimiz Olimpiyat kalifikasyon maçlarında baskıyı kaldıramamışlar. Bu baskı kimden gelmiş. Sporcular kendileri mi yaratmışlar? Yoksa federasyon, öküzlüğe özenen kurbağa rolüne soyunup, bu uğurda sporcuları kurban mı etmiş?
Yatırım yapıldığı, antrenör sayısının arttırıldığı hikayelerine inanamıyoruz. Beden eğitimi hocasını birkaç kursla antrenör yapıyoruz. Dünyada örneği yok bunun.
Hem normal eskrim hem de engelli eskrimine büyük önem verilmesi gerekiyor. Ayrıca bu, federasyonun görevi! Engelli vatandaşlara karşı ayırımcılık yapmaması gerekiyor. Bir spor branşının engelli kategorisi varsa, o branşta faaliyet gösteren federasyon da engelli kategorisine yatırım yapmalı!
Türkiye’de engelliler güçlü bir lobiye sahip değiller. Engelli eskriminden haberdar olduklarından da şüpheliyim. Ama biri çıkıp federasyonu zorlasa, sonuç alması işten değil. Eşitlik prensibi gereğince, engelli eskrimine de yatırım yapılması gerekiyor.
Aranızda Oscar Pistorius’u bilen var mı? Güney Afrikalı sprinter, Paralimpikler’de rüzgar gibi esiyor. Dünya rekorları onun elinde. Uluslararası Atletizm Federasyonu’na karşı açtığı davanın ardından, Spor Tahkim Mahkemesi, engelli sporcuların, mümkün oldukça normal (!) sporcularla yarışabileceğine karar verdi. Söz konusu yarışmaya katılma iznini sadece Pistorius için verdi ama kararın gerekçelerinde bu konuda çok önemli ilkeler koydu.
Türkiye, engellilerin hakları ile ilgili uluslararası sözleşmelere taraf oldu. Ulusal mevzuatını bu yönde değiştirmeye başladı.
İnsan hakları ve Anayasa’daki eşitlik ilkesinden yolan çıkan engelliler, kanımca pekala Eskrim Federasyonu’nu engelli eskrimi branşında faaliyet göstermesi için zorlayabilirler.
Türkiye’de böyle bir şey olmaz elbette. O toplumsal bilinç oluşmadı. Ancak federasyonumuz, bu tür çatışmalara sebep vermeden, engelli eskrimi konusunda atılım yapabilir.
AB Fonu’ndan kaynak alınsın veya alınmasın, TEF’in TSK ile işbirliği yapmasını diliyorum.
İsmail Laçin demiş
sadece TSK bünyesinde olmaması konusunda haklısın. ancak bir şekilde de başlamalı. TSK nın ilgisini bildiğim için bu örneği verdim. bu alana bir şekilde kurumsal katılım diğer kurumların, klüplerin de ilgisini sağlayacaktır kanımca.
eskrimle ilgili yatırım konusunda birkaç bir şey söylemek gerekirse, kaynakların atıl kullanımı demek de belki daha doğru olabilir. yıldız çağındaki bir sporcu örneğin 25 kişilik bir turnuvada oynamak için en az 6-7 saatlik bir yola, konaklama, yemek vsg. masraflara katlanıyor ya da klübü vs. bu sebeple de 1-2 ayda bir turnuva oynayabiliyor. 20-30 kişilik bir turnuvada oluyor Türkiye Şampiyonası. her şehrin belli branşlara yoğunlaşıp, kendi illerinde Türkiye Şampiyonası seviyesinde katılımlı ve kalitede maçları 1-2 haftada bir oynaması bu kaynak israfını azaltacaktır kanımca, önemli ölçüde. ayrıca tamamı aynı branşlardan olan klüplerin daha da uzmanlaşacağına inanıyorum. örnek olarak Romanya’nın, bildiğim kadarıyla, Yaş kendi sadece kılıçla ilgileniyor ve şampiyonlarını bu bölgeden çıkarıyorlar.
ayrıca Dünya Şampiyonası, Avrupa Şampiyonası gibi turnuvalara 50 kişiyle katılım nasıl bir olaydır anlamak mümkün değil. hepsi de son sıralarda. ille tecrübeyse yarısı ya da üçte biriyle yapılacak bir katılım yeterli olacaktır kesinlikle. bu da başka turnuvaların finansmanını sağlamaya fazlasıyla yeterli olabilir. hiçbiri madalya için yarışmıyor sonuçta.
yatırımda da derken tabi ki bunlar önemli miktarlar denemez. ancak bulunanın da dağıtımı mantık çerçevesinde olmalı. özellikle malzeme yardımları ve harcırahlardaki dengesiz dağılım herkesin bildiği konular.
Turgay Şahbenderoğlu demiş
Engelli Eskrimi hakkında….
İsmail Laçin Bey çok önem arz eden bir konudan söz etmiş.
Engelli Eskrimi konusunda Kocaeli Eskrim Kulübü olarak çok ciddi bir çalışma içindeyiz.
Yıllık faaliyet planımızda 2009 yılının ilk 6 ayında kulüp olarak engelli eskrimi başlatmayı planladık.
Konuyla ilgili detaylı çalışmayı Kocaeli Üniversitesi BESYO’dan bir öğretim üyesi yapıyor.
Engelli sporcu temini konusunda gerekli yardımı yapacak.
Bunun yanı sıra engelli eskrim yapılabilmesi için gerekli olan malzemenin temini için bir Avrupa ülkesiyle yakın temas halindeyiz.
Planlamamızda bir aksilik olmadığı takdirde 2009′un ikinci yarısından en az 4 kişilik bir engelli sporcu takımımız olacak.
Bu konuda dilerim öncü oluruz.
Diğer kulüpler ve federasyonda konuya ilgi duyar.
Ve ülkemiz eskrimindeki bu eksiklik gidermiş oluruz.
Bir yerden başlamak gerekir diye düşünüyoruz.
Saygı ve sevgilerimle…
Turgay ŞAHBENDEROĞLU
İzmit/KOCAELİ