Eskrim Aktüel

Eskrimle ilgili Her Şey

  • Meraklılar

    • 185,150 kez tıkladılar
  • Twitter

  • Takvim

    Aralık 2008
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Kas   Oca »
    1234567
    891011121314
    15161718192021
    22232425262728
    293031  
  • Fotoğraflar

    Riposte or Repose?

    Il mio cavaliere mascherato u.u

    2012-02 IFC -30

    2012-02 IFC -36

    More Photos
  • Arşiv

Genel Kurulda Müminhan Bilgin’e Oy Verir miydiniz?

Posted by sporgunlugu 5 Aralık 2008, Cuma

2 Ocak’ta genel kurul gerçekleşecek.

Daha önce bir anket düzenlemiştim. O anket ibra ile ilgiliydi. Diğer bir deyişle, Bilgin federasyonunun çalışmalarının onaylanıp onaylanmaması hakkındaydı.

Aşağıda bir başka anket bulunuyor. Bu ankette, size genel kurula katılacaksanız veya katılabilseydiniz Bilgin yönetimine oy verip vermeyeceğiniz soruluyor.

Cevaplarınızı ve yorumlarınızı bekliyorum.

18 Yanıt to “Genel Kurulda Müminhan Bilgin’e Oy Verir miydiniz?”

  1. soner demiş

    Geçen seçimlerde oy kullanan çok sayıda güzide kulübümüz ;Altınyurt,Darüşşafaka,Yeşilyurt,Yenişehir,Odtü,Kara ve Hava harpokulları,Antalya ve Afyondaki kulüpler bu listelerde yer almıyor.Yerlerini sonunda İ.Ö.(ilköğretim okulları) olan kulüpler almış nedeni de federasyonun tescil sistemini hukuksuz bir şekilde değiştirerek yıllardır tescili bulunan kulüplerin kapanmasına neden olması yatıyor.
    Örneğin Ankara da kapanan kulüplerle açılanları kıyaslıyalım.Adının sonunda İ.Ö yada benzeri olan 6 kulüp seçimlerde oy kullanacak birde Ankara eskrim kulübü kullanacak.AEK nın delege sayısı 5.diğerlerinin delege sayısı 16.
    Sporcularına bakalım ; diğer kulüplerin sporcu sayıları AEK nın sporcu sayısının onda biri yada bilmem kaçta kaçı….. Antrenörleri kim? Federasyon başkan yardımcısı.
    Antreman yaptıkları yada yaptırmayı planladığı yer neresi?Ankara eskrim tesisleri.
    Anlaşılan sınırlı sayıdaki sporcu antrenörleri tarafından 6 kulübe paylaştırılmış,bu örneklede 16 tane oy alma planı yapılmış….Ayrıca Ankara eskrim kulübününde kapatılması amaçlanmış…..
    Aşağıdaki yazıyı buraya koyarken çok düşündüm ,eskrim federasyonu seçimine katılacak delegeler listesini incelerken delegelerin mensup oldukları yeni kurulan kulüp/okullar hakkında web sitelerinden bazılarına bakmıştım.Aşağıdaki yazıda bahsi geçen okullarla birebir örtüşen benzerliklere ulaştım acabamı diyerek , paylaşmak istedim…

    **********************************************

    On yıl süren araştırmadan ilginç sonuçlar… Ruşen Çakır yazıyor

    22.10.2007 Vatan

    KİTAPTAN ALINTILAR

    Okulların cazibesi

    Bu okul ve yurtlar sadece hareketin takipçileri ve onların çocuklarına hitap etmiyor. Farklı geçmişleri olan öğrenciler de farklı nedenlerle bu okullara gidebiliyor. Yüksek güvenlik standartları, ahlak, temizlik, teknoloji kullanımı, iyi eğitim ve rehberlik hizmetleri gibi din dışı öğeler de bu okulları veliler için çekici hale getiriyor. Bu şartlar altında bu okullar, çocuklarının kentteki iyi ve güvenli bir okulda eğitim görmesini isteyen kırsal kesimdeki insanlar için de bir cazibe merkezi haline geliyor. Ağabey ve ablalar hizmetlerini gönüllü danışmanlık yaparak tamamlıyor. Öğrencilere eğitim alanında yardım ettikleri gibi hayatlarını düzenlemekte de rehberlik ediyorlar. Öğrenci bu yurtlardan ya da Işık Evleri’nden birinde yaşamaya başladığı zaman kendisini bu hareket ve onun sürükleyici dünyasının içinde buluyor. Öğrencilerin ne yaptığı, ne öğrendiği, ne okuduğu, ne giydiği, ne yiyip içtiği ve kimlerle arkadaşlık ettiğine kadar farklı alanlarda kontroller var. Ayrıca bu hareket dini eğitimin verildiği yaz kampları da düzenliyor. Kamp programları hiç esnek değil ve öğrenciler sert kurallarla karşı karşıya kalıyor.

    Okulların farklı eğitim felsefesi var

    Bu okulların farklı bir eğitim felsefesi var: ahlaki eğitimi akılcılıkla birleştirmeye çalışıyorlar. Öğretmenler ahlakı rasyonel olarak görüyor. Hepsi Durkheim’ın ahlaki eğitim kavramına hak veriyor gibi… Yani ahlaki eğitimin “yalnızca mantıklı düşünce ve duygulardan gelen fikirleri” ortaya koyduğunu düşünüyorlar. Hedef, ahlaki olarak daha üstün ve uluslararası arenada rekabet edebilecek bir gençlik yetiştirmek olarak ifade ediliyor. Öğretmenlerden biri “Türk-İslam eğitimi öğrencilerin uluslararası alanda rekabet edebilmesini sağlıyor. Eğer büyüklerine ve geleneklerine saygı duymayı öğrenmezlerse kendi kendilerine nasıl çalışabilirler” dedi. Bir başka öğretmen “uluslararası eğitim laiktir… Eğer uluslararası bilim alanında yarışmak istiyorsak laik olmak zorundayız” yorumunu yaptı. Ancak yaptığım röportajların çoğunda otoriter eğilimler, özgür bırakan tavırları bastırdı. Çay içerken öğretmenlerden biri “Bu çocukların disipline ihtiyacı var. Ahlaki olarak tam bir karmaşanın içine doğmuş olmaları ne kadar yazık… Dinsiz Sovyet yönetimi insanları inançlarından, ahlaklarından kopardı. Zaman alacağını biliyoruz ama yavaş yavaş İslami ahlak disiplinini benimseyecekler. Şimdiden davranışlarında değişiklik görmeye başladık. Aileleri eğitimimizin hızlı sonuçlarından bahsediyor ve teşekkür ediyorlar” dedi.

  2. soner demiş

    Eger tesadüf değilde bilinçli olarak bir plan yapılmışsa ,bu sözkonusu başkan yardımcısı kendisi bile federasyon başkanı olabilir,alt yapı hazır..

  3. soner demiş

    Federasyonun web sitesinde 2 ocak ta yapılacak genel kurula sunulmak üzere hazırlanan 2007-2008 faaliyet ve denetim raporları ile 2009 ve 2010 yılı bütçe sonuçları açıklanmış.
    Bakar bakmaz görülen birkaç saptamamı sizlerle paylaşayım.

    Hani ,özerkleşmenin en büyük faydalarından birinin sponsorluk gelirlerindeki artış olacağı ifade edilerek federasyonun sponsorluk gelirlerini çok arttırdığına sık sık vurgu yapıyorlardıya,işte, kazın ayağı hiçte öyle değilmiş….

    Bazı rakamlar;
    2007 yılı toplam gelirleri ; 1.435
    2007 yılı sponsor gelirleri; 330

    2008 yılı toplam gelirleri ; 1.834
    2008 yılı sponsor gelirleri; 148

    şöyleki;2007 yılında temin ettikleri sponsorluk gelirleri yaptıkları harcamaların sadece % 22 sini,2008 yılında ise sadece % 8 ini karşılayabilmiş,kalan harcamaları genel müdürlük , spor toto ve kulüplerden tescil ücreti adı altında temin etmişler.
    Yeri gelmişken ifade edeyim ilgili yasa gereği bütçelerinin % 10 nunu kulüplere vermeleri gerekirken ne faaliyet raporlarında böyle bir gider var nede önümüzdeki iki yıl için yaptıkları bütçede böyle bir harcama öngörülmemiş ,eskrim kulüplerine sevgileri buradan belli değil bütçeden pay ayırmak tescil ücreti olarak kulüplerden alınan paralar bile kulüplere harcanmamış ve ayrılmamış,nerelere harcandığı ise gider kalemlerinden anlaşılabiliyor.
    Örneğin başkan yardımcıları sık aralıklarla yurt dışında görevlendirilmişler ,Senegale bile gitmişler (yakında eskrimde Senegal modelini bile görebiliriz)yada federasyona alınan bir kısmının sigortalı olduğu anlaşılan toplam 14 kişiye ücret ödenmiş,Bu rakam 2008 yılında 245 milyar tl.,yani sponsorluk geliri olarak temin ettik dediklerinin iki katı,bu şahıslara ücretleri için topladıkları sponsorluk paraları yetmemiş birde genel müdürlük yada kulüplerden alınan tescil ücretlerinden bile aktarma yapılmış.
    İşte ilk bakışta görülen başarılı!!! bir sponsor modeli….

    Diğer bir hususu;
    Küçük ama durum saptaması açısından önemli,
    Faaliyet raporları, bilançoları yönetimce incelenir denetimce denetlenerek yayınlanır.Şekil olarak yapılmış,oysa gelir kalemleri arasında olması gereken faiz gelirleri (1.212 YTL) giderler arasına yazılmış,dolayısıyla bilançolarında aktif/pasif tutmuyor,bu ya özünde yanlışliktır yada sehven yapılmış bir yazım hatasıdır.Oysa hani yönetim incelemişti,hani denetim denetlemişti.Denetim raporu diye altına üç imza atılmış bir yazıyı web sitelerine koymuşlar.Bu denetçiler şimdi denetim görevini yapmış mı oluyorlar!
    Rapor içeriğini değil denetlemek, okumadan bile imzaladıkları anlaşılıyor,
    Takdir tabiiki genel kurulun!

  4. soner demiş

    eskrim ailesine iyi bir haber vereyim,artık seçimler için ikinci bir aday daha var,ancak federasyon ne hikmetse duyurularında bunada yer vermiyor.
    Eski başkanlarımızdan Cengiz Aydın aday olmuştur.kendisine başarılar dilerim,

  5. soner demiş

    İhtiras sahibi olmak,hırslı olmak değildir
    İhtiras arzudur ,tutkudur hevestir şu yada budur,asla hırs değildir,hırs yapan insan sahiplendiği meseleyi ölüm kalım ,hayat memat meselesi yapar ,olmazsa olmazdır,gerekirse ölene kadar çalışır,
    Muhteris ise nesneye ulaşmasını sağlayacak yeteneklerle donanmamış olmasına rağmen ,yinede onu arzular ve ister,
    Birileri,,,,,,mesela ben,,,,,,,,,,,buracıkta elim elimin üstünde ,yan gelmiş otururken ,ahlanıp vahlanıp ,vay niye biz eskrimde en iyi olamıyoruz,hadi bizde Tazmanya modelini seçip birinci olalım,haydaaaa diye ortaya atlarsam,muhterisliğin en somut örneklerinden birini vermiş olurum….

    sormazlar mı o zaman bana, ’’ ülen kemane, hele bir enine boyuna,ensene göbeğine bak,sen ,kılıcı en son ne zaman gördün,Topkapı sarayın damı ,silahşör filmlerin demi?,’’
    Diye sorsalar bana, utancımdan yerin dibine geçermiyim,geçmezmiyim.
    Eğer yerin dibine geçmezsem
    ’’ amaaan n’oolacaksa?sanki istemek para ile ,.allah allah.’’
    mı der geçerim…..

    Bir genelleme ile böylesi durumlarda sanıldığı gibi hırs yada yönetmeye çalıştıkları klan için pozitif çalışma aramayın.Temel özellikleri cesaretsizlik olan bu gibiler,hep gibi yapar bunlar,hep gibi gibi ,mış,miş gibi ,oldum gibi, biraz deneyimsiz ,biraz yetersiz ve ayrıca donanımsız en acısı da bilgisiz ancak kendini oldum sanan ,hırslı hatta kendini pek çok şey sanan kişilik özellikleridir.Bir şekilde gelişime açık olan iyi niyetli guruplarda, içlerine sızarak popülist ve günü kurtarma amaçlı işlere imza atarlar…
    Ve çevrelerindeki azınlık bir gurup tarafından ,hem yeterli hem de yaratıcı bulunurlar,
    Oysa;
    Körler sağırlar birbirini ağırlamaktadır,hayat onlar için pek bir bayramdır- olur-sanılır –sanırlar-en azından bir süre için-

    Sonra ortama bir süre daha böyle takılırlar,sonrada gerçeklerle yüz yüze gelince yardım aramaya başlarlar ,en çok da gibi gibi yaptıklarından bu yardımı isterler,
    Eeee bu gibi gibi yapılanlarında canına tak etmiştir ,onlarda Allah versin derler geçer giderler,
    Gitmeleri aslında her iki taraf içinde hayırlıdır,
    Nasıl olacak dersiniz,bu farkında olma işi
    ,gibi gibi yapılan klan mensuplarınca……..

    ………………gitmelerini UMARIM VE DİLERİM……..

  6. soner demiş

    Federasyon ,16.11.2007 tarih ve 21 sayılı Yönetim Kurulu kararına istinaden,yayımladığı bir talimatla faal olan kulüpleri yeniden tescile tabi tutarak ve her kulüpten 3.000 YTL tescil bedeli yatırmasını isteyerek açıkça bir hak ihlali ve ğasbı yapmıştı..
    Tescil ,hukuken bir kez yapılır. Tescilli bir kulübün tekrar tescili altında iyi niyet aranmamalıdır
    Ayrıca ,devamen ,sezon devam ederken tarihlerle oynayarak ve tarihleri değiştirerek açıkça bu ihlali derinleştirmiştir.

    Federasyonun bu iki konudaki maniplasyonu sonucu 2006-2007 ve 2007-2008 sezonlarında faal olan ancak oy hakları ellerinden alınan kulüp sayısı 15 dir.
    Bunlar;
    1. Ankara ODTÜ Spor Kulübü
    2. Ankara Yenişehir Spor Kulübü
    3. Antalya GSİM Kulübü
    4. Antalya Güney Spor Kulübü
    5. Antalya Merkez GSK
    6. Antalya Murat SK
    7. Antalya Muratpaşa Belediye SK
    8. Bursa Uludağ Üniversitesi SK
    9. İstanbul Altınyurt Spor Kulübü
    10. İstanbul Yeşilyurt Spor Kulübü
    11. İzmir Karşıyaka Eskrim SK
    12. İzmir Tevfik Fikret SK
    13. Konya Hilal SK
    14. Konya GSK
    15. Mersin Akdeniz Belediyesi SK

    Bunlara hakları olan oylar kullandırılsa idi yaklaşık 45 civarında oyları olacaktı….Buda seçim sonuçlarını etkileyecek hatta tamamen değiştirebilecekti.

    Yine bu sezon değiştirme nedeniyle yapılan çarpık ve aceleyle yapılan uygulama nedeniyle bazı yeni kurulan kulüplere oy hakkı tanındı,ancak bu kulüplerin oy adetleri federasyon seçim sonuçlarını bu aşamada etkileyebilecek düzeye ulaştırılamadı…

    Bu konuda,federasyon başkan adayı ve TEGEV başkanı sayın Cengiz Aydın hukuki itirazının federasyon tarafından kabul edilmemesi üzerine TAHKİM KURULUNA başvurmuştur.
    Tahkim kurulunun üç gün içersinde toplanarak itirazı görüşmesi ve karara bağlaması esastır…..
    Değerli hukukçulardan oluşan tahkim kurulunun ,başvuruyu olumlu olarak değerlendireceği hususunda hiçbir kuşkum yoktur…

    Ancak bu aşamada bu hak kaybına uğratılan kulüplerinde oy haklarını savunmak adına yapabilecekleri çok şey vardır…

    Ne yapılabilir?
    İdareciler hatta sporcular,mahalli yöneticilere ,kuruluşlara ,hatta siyasilere gerekirse spordan sorumlu devlet bakanına bile ulaşarak eskrim sporu adına yaptıklarını ve uğradıkları mağduriyeti anlatmalıdırlar…

    HER ESKRİMCİ EMEGİNİ VE SPORUNU SAVUNMALIDIR…

  7. soner demiş

    Federasyonun genel kurul uygulamalarına itiraz için tayin ettiği 1.000.-YTL lik İtiraz ücreti fahiştir ,bugün bırakın itiraz ücretini,tüketici mahkemelerinde açılan bir davanın bedeli 26.YTL,idari bir dava için idare mahkemelerinde açılan bir davanın ücreti 150-250 YTL olup federasyonun 1.000 YTLlik bu itiraz bedeli uygulaması,hak aramayı caydırmaya yönelik bir hukuk dışı uygulamadır İtirazı önlemenin yolu muhalefet olabileceklerin yada onları iktidardan uzaklaştırabileceklerin ,önüne duvarlar setler çekmek değil , hukuk dışı kanunsuz uygulamalara zemin hazırlayacak dikenli teller döşemek hiç değil , hukukun işlemesinin önünü açmak ,hukuka ve adalete engel olmamaktır…Bir yılda toplarıyla tüfekleriyle ancak 140.000 YTL lik sponsorluk geliri temin edebilen bir federasyonun her bir itiraz için 1.000.YTL belirlemesi durumun vahametinin ve içler acısı durumlarının tipik bir göstergesidir….
    Ancak bilinmelidirki eskrim ailesi bu tür ayak oyunlarını aşacak güçtedir.

  8. soner demiş

    Çerçeve statü ve ana statüye göre milli sporcu kontenjanından oy kullanacakların belirlenebilmesi için başlıca iki kriter vardır birincisi en az bir yıl önce faal sporculuğu bırakmak ve en fazla milli olandan itibaren sıralanarak ilk beş sporcunun belirlenmesi esasıdır,
    Oysa federasyon bu uygulamada sporu bırakmış olma şartını göz ardı ederek halen faal olan bir sporcuyu listesine almıştır…..
    Diğer belirlenen sporculara gelince ,yorum yapılabilecek bir done olmamakla birlikte 40 yıl faal spor yapmış olan Nihat Ateşöz,Olcay Yelkin, yanı sıra listede yer alanlardan fazla çok uzun yıllar milli takımlarımıza emek veren Bülent erdem,Mehmet Akpınar,Mustafa Özbek,Neslihan Besler ,Dizioğlu kardeşler,Berk kaya,Ercüment Badoğlu,Özden Ezinler ,Serap Bakırdöş,Sami Gül,Metin Tapan,Aydın Argun,Murat Önyay,Mehmet Özmen ( aklıma kısa sürede gelebilenler,isimlerini sayamadıklarım beni bağışlasın) gibi değerli eskrimciler listede yer alanlardan çok daha uzun yıllar milli takımlarda görev yapmalarına rağmen daha mı az milli olmuşlardır,tek kelimeyle gülünçtür,7-8 yıllık bir eskrimci 40 yıllık bir eskrimciyi kesinlikle listelerde bu garabet listelemede geçemez…..
    Buda başka bir ayak oyunu olsa gerek…….

  9. soner demiş

    Özerk Federasyonlar Çerçeve Statüsü’nün 6.ncı maddesi gereğince kulüp temsilcilerinin belirlenmesinde, “seçim tarihinden önce iki sezon üst üste federasyon faaliyetine katılan kulüpler esas alınır” hükmü vardır..
    Diğer yandan Eskrim Federasyonu Ana Statüsü’nün 7.nci maddesinin 2.nci fıkrası, “Genel Kurul çağrı tarihinde aşağıdaki üyelerden oluşur” denmekte ve (ı) bendinde de, “Kulüpleri temsilen son iki yılda üst üste faaliyetlere katılan ve faal olan her kulübü temsilen aşağıdaki sporcu sayılarına göre belirlenecek üyeler…” denmektedir.

    Buradaki bir alicengiz oyununa dikkatlerinizi çekmek istiyorum,İki-Üç kelimenin olduğu bazı bölümler, tüm kötü niyetleri ortaya koyması açısından ibret verici,

    Birincisi,SEÇİM TARİHİNDEN ÖNCE
    İkincisi,SON İKİ YILDA,
    İlk bakışta birbirinin aynı gibi görünen ,ancak tamamen farklı yorumlanabilecek bir zaman tanımlaması, tam bir bilinçli yaratılan çelişki,bu çelişki ana statünün, uyması (yasa gereği) gerekli olan çerçeve statüye aykırı olarak yapılması ve uygulanması,sonucunu doğurmuş….

    NE AMAÇLANIYOR?

    Eskrim yapmış yada yapmakta olanlar bir an lisanslarını düşünsünler yada varsa lütfen incelesinler.Sezon tanımlaması nasıldı?
    Sezon ‘’1 Ağustos’ta başlayıp, 31 Temmuzda ‘’sona erer..
    Tüm uluslararası uygulamalarda, diğer ülkeler uygulamaların dada böyledir.
    Oysa,Federasyon bir baskın uygulaması ile bir yönetim kurulu toplantısında aldığı cin’ce bir kararla’’ Eskrim müsabaka sezonu 1 Ocak-31 Aralık tarihini kapsar.” şekline getirilmiştir. Bu yeni sezon tarifi Uluslararası Eskrim Federasyonu’nca uygulanan sezona aykırıdır. 1 Ocak-31 Aralık tarihlerini kapsayan bir eskrim sezonu dünyanın hiçbir ülkesinde mevcut değildir.
    Federasyon tarafından maksatlı olarak değiştirilen bu tanımlamanın amacı kendilerine oy vermeyeceklerini düşündükleri bazı kulüplerin faaliyetlere katılımlarını yok saymak ve genel kurulda oy kullanmalarını engellemek amacına yöneliktir.
    Tescil garabeti ile birlikte sürdürdükleri bu uygulama ile bir çok yıllanmış kulüpleri, Ercüment Badoğlunu yetiştirmiş bir ALTINYURT u,yıllarca şampiyonluklar yaşamış YENİŞEHİR i,
    Ulusal takımlarımızda ter akıtmış Kemal Torul’ları,Haluk’ları.Barış’ları yetiştirmiş ODTÜ yü ,rahmetli Ertan Şimşek ve Allah uzun ömür versin Nihat Ataşöz büyüğümüzün oluşturduğu,filizlerini 30 yıl önce ektiği, ANTALYA bölgemiz kulüplerini ve daha nicelerini bu hukuk dışı ve anti-eskrim uygulaması ile tamamen saf dışı bırakmayı amaçlamışlardır

    Bir kez daha altını çizeyim.. ,

    FIE ve önceki federasyonlar uygulamaları dikkate alındığında 1 Ağustos 2006-31 Temmuz 2007 ile 1 Ağustos 2007-31 Temmuz 2008 tarihleri arasında Federasyon faaliyetlerine katılan kulüplerin delegeleri esas alınmalıdır. Çerçeve Yönetmelik amir hükmüne göre (son iki sezon) seçim süreci başlamış olduğundan ve de başlamış bulunan sezon devam ederken KURAL DEĞİŞİKLİĞİ YAPILAMAZ VE HİÇ BİR KURAL ,GENELGE ,YASA,NE DERSEK DİYELİM ÖZETLE HUKUK GERİYE DOĞRU İŞLETİLEMEZ..

    Bu uygulama ile oy hakları ellerinden alınan kulüplerden federasyon derhal özür dilemeli ve bu hakların geri iadesi için çalışma başlatmalıdır.
    Ayrıca ,bu çelişik uygulama nedeniyle hakkı olmadığı halde oy kullanma hakkı verilmiş kulüplerde eğer Türk eskrimine hizmet etmek istiyorlarsa bu hak gaspı hareketin içinde yer almadan ,bu oylamaya katılmamaları ve oy vermemeleridirler.
    Eğer Türk eskrimine hizmet etmek istiyorlarsa yasal durum kazanımları ortaya çıkana kadar eskrim faaliyetlerini sürdürmeleri ve iki yıl sonraki genel kurula göğüslerini gererek katılmaları ,aslanlar gibi oylarını diledikleri yönde kullanmaları,eskrim sporumuzu yücelten bir davranış olacaktır….

  10. soner demiş

    Federasyonun faaliyet/marifet sonuçlarının değerlendirilmesi

    Kulüp sayısı 42
    Sporcu sayısı 777
    Müsabakalara katılım 2.410
    Oy sayısı 108

    Sıra no şehir oy sporcu kulüp sayı. müsabaka.katıl.

    1 Ank.(Fed. 21 51 6 167
    kulüpleri)
    2 İzmir 12 71 6 235
    3 Bursa 10 63 4 224
    4 Mersin 9 47 3 193
    5 Afyon 9 43 4 123
    6 Bolu 8 19 4 47
    7 Eskişehir 6 68 2 163
    8 Kocaeli 6 26 2 93
    9 İst.TED 5 142 1 559
    10 Ank.AEK 5 98 1 310
    11 Trabzon 4 14 2 37
    12 Erzurum 4 12 3 33
    13 Balıkesir 4 29 2 46
    14 Konya 2 22 1 49
    15 Zonguldak 2 1 1 2
    16 Antalya (yok) 35 (yok) 61

    Bu sıralamada federasyonca kurulmasına zemin hazırlanmış ve kapanan Ankara kulüplerinden Yenişehir in sporcularını da alarak ancak 51 sporcuya ulaşabilen 6 kulüp oy vermede en fazla (21 oy) blogu oluşturarak ilk sıraya yerleştirilmiş.Federasyonun muhalifi olan ve tesislerinden çıkarılmaya zorlanan AEK ise 98 sporcusu ve sadece(5 oy) ile 10.sıraya indirilmiş.
    Yılların TED kulübü ve kulüpsüzler ise nerdeyse Türk eskrimin yükünün % 50 sini çekmelerine rağmen(142 sporcu ve 5 oyla) AEK ile birlikte 9. ve 10 .sıralara indirilmişler.
    Buna karşılık doğru dürüst müsabakalara bile katılmayan BOLU ,çoğu hayali 19 sporcusu ile 8 oyla Türk eskriminde ,Erzurum ve Trabzon la birlikte en az sporcu ,en yararlı oy oranı ile tepelere yerleşmiş..
    Bu çarpık zemin örneğinin en ilginci ise ZONGULDAK, 1 sporcuları varmış , varmış diyorum acaba müsabakalarda gören var mı? Oysa tam 2 oy kullanıyorlar.
    Düşünün 1 sporcuya 2 oy,İstanbul da ise 142 sporcuya 5 oy,Antalya da 35 sporcuya HİÇ oy………

    Birde bu çarpıklığı netleştirmek için ,analizi fayda / maliyet kavramına göre irdeleyelim….

    FAYDA/MALİYET

    OY/SPORCU

    1.Zonguldak %200
    2.Bolu % 42
    3.Ank Fed.kul. % 41
    4.Erzurum % 33
    5.Trabzon % 29
    6.Kocaeli % 23
    7.Afyon % 21
    8.Mersin % 19
    9.İzmir % 16
    10.Bursa % 16
    11.Balıkesir % 14
    12.Konya % 9
    13.Eskişehir % 8
    14.AEK % 5
    15.TED % 4

    Buda işte çarpıklığın temel sonucu,çok az yatırım yapan hatta hiç eskrime yatırım yapmayan kulüpler ki bunlar federasyon başkan ve yardımcılarının bizzat ilgi alanına !!!!! girerek ve en üst sıralara yerleşerek en çok söz sahibi olan hüviyetteler,tüm yükü sırtlayan kulüplerin ise hiç söz hakkı yok,yönetime katılma hakkı ise nerdeyse hiç yok….

  11. soner demiş

    ANKARA ESKRİM KULÜBÜ-1960 LI-1970 Lİ YILLAR

    Kulüp başkanı Sayın Muslihittin Yılmaz Mete,aynı zamanlarda spor bakanı,CHP Adana milletvekili ,ilk federasyon başkanlarından ,merhum flöreci sevgili Ayşe Mete ve sevgili Ahmet in babası ,Federasyon başkanımızda merhum Nefi Güven…..
    Sayın Yılmaz Mete kulüp yönetimini ağırlıklı gençlerden oluşturmuş,sosyal üyesi de rahmetli Ayhan Kır,
    Sn.Muhittin Arsan ın talebesi, antrenmanlarda asistanı,milli epeci,üniversite İktisat öğrencisi,boş zamanlarında vakit bulabilirse ailesinin geçimini de sağlayabilmek için gençlik parkının içindeki lunapark ta,ok atış pavyonunun işletmecisi,maalesef çok genç yaşında bu ağır yükü ve koşuşturmayı kaldıramayan genç kalbi bir antrenman sırasında ,20 li yaşlarında durdu ve kendisini kaybettik .
    Kulübe para lazım ,kaynak lazım,Ayhan ın önderliğinde Önder Özkazanç(Anadolu üniversitesinde profösör),Ertan Taluy(Hurşit Yeniğün orkestrasının gitaristi),İlker Gürkanlar ve bendeniz….Kulübün lokalinde çaylar (ozamanlar çay denirdi) düzenleyelim ,gençler eğlenir,meşrubat satarız,parasını da kulübe veririz,gelir olur dedik.Başkanında onayı ile kolları sıvadık.
    Önder in hobisi olan elektronik bilgisiyle evlerimizden getirdiğimiz ses sistemleri ve pratik olarak amatörce oluşturduğumuz ışık düzenleriyle bir diskotek ortamını andıran bir düzenleme yaptık,hafta sonları cumartesi günleri işe başladık.
    O yıllarda Ankara da profesyonelce bu işleri yapan iki mekan vardı,Gazanfer Disco ve Modern Disco… Biz mütevazi olarak bu işlere başladık ancak şaşırtıcı bir biçimde kısa sürede salon dolmaya başladı,çok iyi para kazanıyor ve kulübe olduğu gibi devrediyorduk,bu arada meşrubat da satalım dedik ama beceremedik açık verdik,çoğunu kendimiz içmişiz, cebimizden karşıladık,vazgeçtik.
    Daha sonra işi ilerlettik canlı müzikte olsun dedik,Ertan Taluy (gitar),Ali Tayla (Bas gitar),Bülent Gürs(günün popüler gurubu Oksijen in davulcusu-halen büyükelçi)eskrim orkestrası bile oluştu.
    Gelen gençlerin çoğu da eskrimde neymiş diye merak ederek eskrime başladı,bazıları,halende eskrim ailesinin içersinde yer alıyorlar…
    Kimlerdi bunlar;
    Anımsayabildiklerim;
    Zuhal Olcay,daha sonra eşi olan aşk- memnu nun Adnan ı-Selçuk Yöntem , Doğan Canku(modern folk üçlüsü) ,Kumru Canku (operacı),Leyla Erdoğan (operacı milli flöreci),Cemil Özbayer (devlet tiyatrosu sanatçısı),Emir Tayla (devlet tiyatrosu sanatçısı),Sarper Özsan (kompozitör-1 Mayıs marşının bestecisi),Yücel Aşkın (Van 100.yıl üniversitesi),Oya Tokmakçıoğlu Aşkın(Van 100.yıl üniversitesi),Hale Soygazi (sinema sanatçısı),Nejat Erk(prof.Çukurova üniversitesi dekanlarından),Levent Kırca,Mithat Melen(Prof,MHP İstanbul milletvekili ,Ferit Melen in oğlu),daha sonraki yıllarda mili istihbarat teşkilatında görev yapmış çok sayıda büyüğümüz,arkadaşımız ve küçüklerimiz,
    Satırları isimleri ile doldurabileceğim bir sürü dost,………

    Bazıları aynen bugünkü gibi ,Ankara Eskrim Kulübü için kötü fikirlere kapılmış,’’gençler burayı diskoteğe çevirmiş,alkol alıp uygunsuz işler yapılıyormuş’’ diye ileri geri konuşmaya başlamışlar,oysa bir damla bile içki alınmış değildi,ne o zaman nede sonraki yıllarda,oysa ,istisnası ancak kuruluş gecesi yada ödül geceleri gibi tüm büyüklerinde katıldığı zamanlardı ,oda yılda ya bir yada iki gece olurdu…
    Hocaların Hocalarının Hocası Sait Tayla , bu lafları işitmiş,babacan tavrını gizlemeye çalıştığı ancak tek kaşını kaldırabildiği bir şekilde ,bu edepsizlikleri!!!! yapan bizleri sigaya çekti sorguladı,’’hocam ,buyrun gelin bakın dedik’’bir gün aniden geldi ,bir kenara sessizce oturarak izledi,giderken o zoraki çattığı kaşları gitmiş,gülen yüzüyle bizlere ‘’Gençler devam’’ dedi,,

    Yakın günlerde Federasyon başkanı sayın Bilgin in benzer demeçlerini basında okuduk,mealen;

    ’’Ankara Eskrim Kulübünde sözleşmeye aykırı olarak içki içiliyor,onları oradan çıkartıp,eskrimin mabedini yapacağız (tabii ki, mabette alkol alınmaz),projeleri yaptırdık ,gsgm nin onayında,onay alınır alınmaz,ocak ayında inşaata başlayacağız,1.5 trilyon harcayacağız’’

    Dedi mi?DEDİ…….

    2.Ocakta genel kurul var,bütçeyi yayımlamışlar

    Gider kalemlerine ,yapacakları işlere bakalım…
    2.770 lik bütçe giderleri içersinde 1.YTL lik bile ilgili konuda gider öngörülmemiş,Karşılığı olan gelir kalemleri içersin dede bir kuruş bile yok,toplam sponsorluk gelirleri bile 275.000 YTL…
    Nasıl olacak bu iş?
    Hani projesi hazırdı?
    Projesi hazır olan !!!! mabedin finansmanı nerde?değirmenin suyu nerden gelecek?
    Genel kurulda cevaplanması gereken benzer çok soru var?

    Yoksa ,buralarda yazan bir arkadaşımızın dediği gibi’’sayın Bilgin,lütfen,konuşmadan önce düşünün’’demesinde hakikat payımı var?

  12. soner demiş

    Federasyon web sitesinde rahmetli Aydın ARGUN la ilğili vefat haberini yayımlamışlar,şöyle;
    ————————————-
    Vefat ve Başsağlığı
    İstanbul TED spor kulübü eski sporcularından Aydın ARBUN vefat etmiştir.Merhuma Allah’tan rahmet yakınlarına baş sağlığı diliyoruz. Cenazesi öğle namazını müteakip Ataköy 5.Kısım Cami’nden kaldırılacaktır.

    ——————————————————————————————
    Federasyon geçmişinden kopuk bir ara yönetim örneği gösteriyor.Bazı düzeltmeleri yapmam zorunlu oldu….

    Soyadı yanlış yazılmış,arbun değil ”ARGUN”,ikincisi TED in değil ANKARA ESKRİM KULÜBÜ nün sporcularından,defalarca federasyon yönetimlerinde bulunmuş ve merkez hakem kurulu başkanlığı yapmış ,çok iyi bir epe ci ,defalarca epe de Türkiye birincisi olmuş ,ulusal takım kaptanlığı yapmış değerli bir eskrimci ve çok iyi bir hakem,mükemmel bir insandı,rahmetle anılacaktır …..

  13. soner demiş

    Federasyon genel kurula ilişik olarak geçmiş dönem bilanço,faaliyet raporları, sonuçlar ile önümüzdeki yıl için bütçe öngörüleri ile tasarlanan faaliyet programlarını yayımlamış…
    Biraz inceledim.
    Bir yorumcu ,mevcut federasyon un işbaşına gelmesini takiben tüm federasyon çalışanlarını değiştirdiklerini ifade ederek ‘’ bari çaycıyı da değiştirseydiniz’’diye yazmıştı,galiba çaycıyı da değiştirmişler ki , bu kadar gayrı ciddi işler yapmalarına rağmen hiçbir bilgi sızıntısı olmadan iki yıl idare etmişler.Ancak mızrak şimdi çuvala sığmıyor, bu raporlara göre fırlamış , dışarılara taşmış….

    Başkan yardımcıları 2008 yılında önemli bir kısmı yurt dışında olmak üzere 19 kez görevlendirilmişler,İspanya dan Senegal e kadar, bunlara ödenen para 21.5 MİLYAR TL.,
    Kimler görevlendirilmiş.
    A.Duvan 12 kez,İ.Özdemir 7 kez,M.Kalender 2 kez bu hizmeti!!!!! ifa etmişler ,ancak bu arada Kalender in hakkını yememek lazım ,o bu arayı, yurt dışına müsabaka için giden kafilelerin tamama yakınının peşine takılarak ,gidermiş.
    SORU ŞU;Acaba bu görevlendirilmelerden eskrimin ne yararı oldu,yoksa turistik birer seyahat miydi?…
    Daha başka ,kongrelere katılınmış ,Tunus ta ,İspanya da v.s, 23.MİLYAR TL de bunlara gitmiş,devam etmişler ,seminerlere katılalım ,eksik kalmayalım demişler ,26 MİLYAR TL oraya….
    Çalışkan başkan yardımcıları çalışırda diğer üyelerin eli armut mu topluyor,onlarda yönetim toplantıları yapmışlar ,yardımcılardan aşağı kalacak değiller ya 53 MİLYAR TL de onlar için harcanmış…
    NE ETTİ……123. MİLYAR TL.

    DEVAM ETMİŞLER….
    Biz demişler Federasyonu da tanıtalım,web sitelerinde tanıtım olarak sadece Safiye Soyman ve nesi olduğunu bilemediğimiz Faik beyin Ankara da bir alışveriş merkezinde yaptıkları ucube bir dezenformasyon işi var ,o tanıtımı izlemeye gidenlerin eskrime başlamayı düşünenleri varsa şaşarım,eskrimden fellik fellik kaçarlar……..FATURA …34.5 MİLYAR TL,(dilerim hepsini bu ikiliye ödememişlerdir)
    Biz bu kadar iş yapıyoruz istihdama katkı sağlayalım demişler ,14 kişi yi işe almışlar….FATURA…..245 .MİLYAR TL.

    DURAMAMIŞLAR….
    Bilgisayar yapımızı olgunlaştıralım!!! Demişler .FATURA…..62.MİLYAR TL.
    Hele bir Sony Vaio varki ,ederi 3.500.-USA DOLAR. , holding sahipleri bile bunu kullanmaya kıyamıyor.Bizimkilere de yakışır!!!!!!!
    Zaten o şahane!!!! Web siteleri de 900 usa dolarlık bilgisayarla olabilemez!!!!

    HEPSİNİ CEM EDELİM

    RAKAMLA; 465 MİLYAR TL…
    YAZIYLA ; DÖRTYÜZALTMIŞBEŞMİLYARTÜRKLİRASI……

    Ha,bu arada akıllarına gelmiş ,ağalık yapalım,eskrime de para harcayalım demişler.Paraya kıymışlar ,malzeme almışlar FATURA…..53.MİLYAR TL.

    RAKAMLA ;53 MİLYAR TL
    YAZIYLA ;ELLİÜÇMİLYARTÜRKLİRASI

    Neler almışlar,neler,,,

    33 adet flöre,
    40 adet kılıç,
    epeciler sıkı dursun,sadece 6 adet, 1 milyar tl’ lik,çekirdek parası.
    Ama 111 adet çanta almışlar ,15 milyar….
    Artık o altı epe çantalardan çanta beğensin!!!!!!

    2008 yılında bu harcamaları yapan ,federasyonun yıl içersinde bulabildiği sponsorluk gelirleri ise SADECE 143 MİLYAR TL.,GEREKLİLİĞİ TARTIŞILABİLECEK HARCAMALARDAN 322 MİLYAR DAHA AZ.
    YANİ TÜRKÇESİ İLE CEPTEN YEMİŞLER.

    AMA KİMİN CEBİ,
    KAMUNUN……CEBİ….
    FAKİR FUKARANIN….CEBİ..

    Atılan taş ürkütülen kurbağaya değmemiş,,,

    Federasyon faaliyetlerinde devamlılık ister ,ciddiyet ister ,yasal olarak genel kurulun onayladığı bütçenin aynen uygulanması gerekir.Oysa Erol Bülbül federasyonunun hazırlayıp genel kurula sunarak,GENEL KURULCA kabul edilen bütçe fırlatılıp atılmış , kafası bacağı farklı bir anlayışla kara düzen bir uygulama dönemi geçirilmiş.

    Bu konuda ;genel kurula, sorgulama ve yeterli açıklama yapılamazsa İbra etmeme yönünde ciddi görevler düşmektedir.

    KEŞKE GÖLGE ETMESELERDİ….

  14. sporgunlugu demiş

    Sayın Soner!

    GElin sizi bu siteye yazar yapalım! Yorumlarınız arada kaybolma riski yaşamasın!

  15. soner demiş

    Federasyon başkan yardımcılarından biri guruba gönderdiği bir yazı ile bazı açıklamalarda bulunmuşç
    Bir cümlesi’’ taciz ateşleri dost ateşine dönebilir’’.Bu lafa herhalde en çok Erol Bülbül gülecek kendisine olumsuz işler yaptı diye geçmişte en çok muhalefet edenlerden birinin dost olarak nitelendirilmesi!!!.
    En önemli cümle ise şu
    ’’ sizinde belirttiğiniz gibi FAHİŞ fiyatla bir önceki döneme ait olduğunu gösterir belge ektedir’’
    fahiş kelimesi bana ait bir tanımlama değil ,laflar cımbızlanırken kendi ifadesini benim için kullanmış…

    Eğer fahiş olarak nitelendiriyorsa ,o zaman adama sorarlar.
    Sizler birer kamu görevlisiniz ,kamu görevlileri görevleri sırasında öğrendikleri yolsuzlukları ,cumhuriyet savcılarına bildirmek durumundadır ,aksi bir davranış kendilerini de suçlu durumuna düşürür.Kamu görevlileri yasası ve Kamu Etik Kurulu kanununun emredici hükmüdür.

    Siz ,federasyon olarak C.Savcılığına suç duyurusunda bulundunuz mu?şu andaki başkan suçladıgınız dönemde yönetim kurulu üyesi değilmiydi?
    Eğer sessiz kaldıysanız şimdi bu kelimeyi iki yıl sonra nasıl sarfedebiliyorsunuz.

    Hazır laf Kamu Etik Kurulu Kanunundan açılmışken bazı maddelerini sıralayayım

    Görev ve yetkilerin menfaat sağlamak amacıyla kullanılmaması

    Madde 14 — Kamu görevlileri; görev, unvan ve yetkilerini kullanarak kendileri, yakınları veya üçüncü kişiler lehine menfaat sağlayamaz ve aracılıkta bulunamazlar, akraba, eş, dost ve hemşehri kayırmacılığı, siyasal kayırmacılık veya herhangi bir nedenle ayrımcılık veya kayırmacılık yapamazlar.

    Kamu görevlileri, görev, unvan ve yetkilerini kullanarak kendilerinin veya başkalarının kitap, dergi, kaset, cd ve benzeri ürünlerinin satışını ve dağıtımını yaptıramaz; herhangi bir kurum, vakıf, dernek veya spor kulübüne yardım, bağış ve benzeri nitelikte menfaat sağlayamazlar.

    Kamu görevlileri, seçim kampanyalarında görev yaptığı kurumun kaynaklarını doğrudan veya dolaylı olarak kullanamaz ve kullandıramazlar.

    Hediye alma ve menfaat sağlama yasağı

    Madde 15 — Kamu görevlisinin tarafsızlığını, performansını, kararını veya görevini yapmasını etkileyen veya etkileme ihtimali bulunan, ekonomik değeri olan ya da olmayan, doğrudan ya da dolaylı olarak kabul edilen her türlü eşya ve menfaat hediye kapsamındadır.

    Kamu görevlilerinin hediye almaması, kamu görevlisine hediye verilmemesi ve görev sebebiyle çıkar sağlanmaması temel ilkedir.

    Kamu görevlileri, yürüttükleri görevle ilgili bir iş, hizmet veya menfaat ilişkisi olan gerçek veya tüzel kişilerden kendileri, yakınları veya üçüncü kişi veya kuruluşlar için doğrudan doğruya veya aracı eliyle herhangi bir hediye alamazlar ve menfaat sağlayamazlar.

    Savurganlıktan kaçınma

    Madde 17 — Kamu görevlileri, kamu bina ve taşıtları ile diğer kamu malları ve kaynaklarının kullanımında israf ve savurganlıktan kaçınır; mesai süresini, kamu mallarını, kaynaklarını, işgücünü ve imkanlarını kullanırken etkin, verimli ve tutumlu davranırlar.

    Bilinen bir gerçek;

    Federasyon üyeleri ve bazı kurul üyeleri bir üst kurulda görevliler.

    Federasyonun web sitesinde de sponsorlar sayılmış..
    Vodefone
    Türksel
    Telekom
    C5 mobile
    Süperonline
    Phılıps

    Bu sponsor firmaların üst kurulla iş ilişkisini bilmeyen yok .

    Acaba bu durum T.C Başbakanlık, Kamu Etik Kurulunun görev alanına girer mi ?????
    Yanıtını merak ediyorum…..

  16. iyiortagolgetirir demiş

    Sayın Soner

    Burada yorum olarak post ettiğiniz yazıların açılmış konu başlığı ile olan ilgisi her geçen gün biraz daha azalıyor. Gruba yazdığınız yazıları bir de buraya yapıştırıyorsunuz. Bu da yorum olmuyor.Bence sporgunlugunun teklifini değerlendiriniz.

    Böylelikle yazılarınızı daha sağlıklı takip edebiliriz

  17. soner demiş

    eskriminal gerçek kimliği ile yahoo grup a laf yetiştirmeye çabalıyor ve cevaplarını alıyor.
    Orada beni tanımadığını söyleyen ve seviye diye yorum yapabilen ESKRİMİNAL,kendi yönettiği eskrimturk gurubuna üye olmak için yaptığım başvuruyu anında reddetmişti.Nasıl tanımamaysa.Seviyeside eskriminal diye buraya yazdıklarından açık ve belli.

    Birde anlama özürlü ,sponsorluk yasası güzel,fuzuli yere mailbox ları şişirdim diyor.Ha şunu bileydin.Bir daha yapma..Kamu etik yasası ile sponsorluk yasasını birlikte oku ve ona göre değerlendir.Senin anlayacagın bir biçimde ”elma ile ayva aynı değildir”.Ancak bu yasaya göre hareket etmek sizler için gerekli.Kamu etik yasası üst kurumlarda çalışan kişileri bağlıyor.Yani başkan ve alt kurul üyelerini ,Bu gibi görevliler yemin ederler ve görevleri nedenleriyle elde ettikleri pozisyonu sponsorluk amacıyla kullanamazlar.Bu gibi durumları bir men edici yasadır.Tek amaç da suistimali önlemektir.

    Eger ,sponsorluktan elde edilen gelir eskrimin özü için kullanılsa , tamam.Değil 3 maymunu 33 maymun bile olunur ,ancak sağından solundan dolaşılıp amaç dışı kullanılıyorsa gerekenin yapılacağından kimsenin kuşkusu olmamalıdır.

    Zaten Müminhan Bilgini’de yıpratan bu eskriminal gibiler.Adamın inanıyorumki iyi niyetle yaptıklarını ,bunlar gibi kişisel beklentileri yüksek olan kişiler tahrip edip ,Müminhan beyi istenmeyen adam pozisyonuna düşürüyorlar,eskrim ailesinden koparıyorlar.Beklerimki Müminhan bey ,önümüzdeki seçimlerde bu gibileri listelerine almıyarak güven tazeleyebilirler.

  18. soner demiş

    Eskriminal küstüm oynamıyorum dedi ya ,neyse ben kaldığım yerden görüşlerimi açıklamaya devam edeyim.

    Genelde ,kişiler,gerektiğinde bir özlü söz ,bir deyiş kullandığında ,idolü olan kişilerin deyişlerini kullanırlar,Mustafa Kemal gibi,Hz. Mevlana gibi,ilim ve bilim adamları gibi dünyaya mal olmuş kişiler seçerler
    Oysa kullanılan bir terim beni çok irite etti.
    Hiç duymamıştım.
    ‘’kar görmüş kenyalı’’,
    daha öncede duymuştum,eskriminal yazmıştı
    ’’yunanlı gibi sevinmek’’,
    Şovenist laflar.
    Bu Kenyalı lafını kim kullanır diye araştırdım ,patenti tek kişiye ait.
    Cinsiyeti kendinden menkul ,islamcı modelist ‘’Cemil İpekçi’’,hani şu terlikle hava alanlarında dolaşıp,apronda deve kurban ettiren genel müdürün başında bulunduğu Türk Hava Yollarına elbise diken modacı.Bu deyimi kim için kullanmış biliyormusunuz,hadi hadi diye şarkılar söyleyen ‘’Fatih Ürek’’e kullanmış,iki kişi tepişmiş ,biride onların lafını örnek almış,fazla söze gerek yok ,seviye ayan beyan ortada,isteyen arama motorlarında arasın.

    Sanatçı ,topluma mal olmuş kişidir.Yaptıkları gözler önündedir,topluma örnek olurlar ve olmalıdır.
    Federasyonun tanıtım yaptırdığı Safiye Soyman ve nesi olduğu anlaşılamayan Faik Bey kim,birbirlerinin nesi?
    Tv lerde boy gösterip,kadıncağızın Faik beyin ne kadar esprili olduğunu anlatmaya çalıştığı tavrına karşılık,sürekli kadıncağızı aşağılayarak ,her anlattığı anıyı kadıncağızın sersemliği ile aptallığı ile bezeyen biri.
    Yani orta oyunun iki zıt ve gülünç karakteri.
    Bunlar mı eskrimi tanıtacak ,topluma duyuracak sanatçılar,bari Fatih Ürak i deneseydiniz.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 101 other followers