Olimpiyat Oyunları Hazırlık Harçlığından Yararlanacak Eskrimciler (Okur Yazısı)
Posted by sporgunlugu 3 Temmuz 2009, Cuma
Bir okurumun yazısını paylaşıyorum.
“OLİMPİ VE PARALİMPİK SPOR DALLARINDA 2012 OLİMPİYAT OYUNLARI HAZIRLIK HARÇLIĞINDAN YARARLANACAK SPORCU LİSTESİ yayınlandı.
ESKRİM adına ben haklı bir dağılım yapılmadığını düşünüyorum. Klasmanlara göre haksızlıkları yani bana göre haksızlıkları bi değerlendirdinm. Çıkan sonuç benim haklı olduğumu destekliyor gibi sanki.
Ayşe Begümhan Bilgin: Yıldızlar da 4. Gençler de 6. Büyükler de ise adı yok.
Armağan Sıkçalı: Yıldızlarda 13. Gençler ve Büyükler Klasmanında adı yok.
Ege Karakurt: Yıldızla da 7. Gençler de 9. Büyükler de ise 15. sırada.
Peki bu sporcular dışında bu maaşı alması gereken tek bir örnek vermek istiyorum.
Tuğçe Simay Koç: Şu anda Yıldız oynamasına rağmen Türk eskriminin en önemli geleceklerinden birisi. Yıldızlar da 1. Gençler ve Büyükler de ise 2. sırada. Bence bu maaşı hakedenlerin başında geliyor. 3 klasmanda da ilk 2 de olan 2 sporcudan birisi.
Peki haksızlık yapılan sporcular kuraylamı belirlendi sizce tesadüfen mi bu kadar kötü klasmanları olan sporculara bu maaş veriliyor. Yoksa bir oynama bir torpil mi var işin içinde. İsimlere göre inceleyelim.
Ayşe Begümhan Bilgin: Eskrim Federasyonu Başkanı Sayın Müminhan Bilgi’in kızı.
Armağan Sıkçalı: Kimsenin oğlu ya da kızı değil. Eskrim Federasyonu Yönetim kurulu Üyesi ve Milli Takım antrenörü Sn. Barış Övünç’ün sporcusu. 2009 sezonunda sadece bir maça katılmış ve bu durumdan anlaşıldığı üzere eskrimi bırakma aşamasında bir sporcu.
Ege Karakurt: Sürekli bi skandalla ortaya çıkan federasyonun yaptığı çoğu haksızlığı savunmaya çalışan Milli Takım Antrenörü Sn. Süleyman Karakurt’un oğlu. Bu konuda fazla söze gerek yok bence.
Federasyon olimpiyatlara Klasmanın altındaki sporcularla katılmayı düşünüyorsa doğru seçim yapılmış. Bu çocukların yaşı küçük gelecek de iyi olcaklar tarzında bi açıklama gelebilir fakat gelmesin diye de aynı klasmanda ki aynı yaşta ki ve bu parayı alan sporculardan daha üst sırada bulunan sporcular gelecek vaad etmiyormu? sorusunu sormak isterim. Bu parayı almayı hakeden sporcuların ; Canan Korkmaz, Burak Babaoğlu Emir Şendut, Hakan Akgün, Mert Uzunay, Ahmet Ant . . . emeklerine yazık değilmi? Bu emek hırsızlığı değil mi? Bu haksızlığın en büyük göstergesi değil mi? Bu sorulara cevap varmı? Hiç sanmıyorum.”





Can Aydın demiş
Konuyla ilgili ben de eskrimci.com sitesine bir haber girdim. Haber olması nedeniyle nesnel olmaya gayret ettim, yorumlarımı kısa zamanda yazacağım yazıya bıraktım.
Ancak fikrimi soracak olursanız; hak etmeyen sporcuların sayısı hak edenlerden maalesef fazla. eskrimci.com’daki haberde de yer verdiğim liste ve ek bilgiler aslında şu anda eskrimde nasıl oyunlar oynandığının, kimilerinin sırnaşarak elde ettikleri gücü nasıl kötüye kullandıklarının birer göstergesi.
Listedeki 16 sporcunun 9 tanesi kılıççı. Kılıççıların 7 tanesi erkek. 9 Kılıççının 1 tanesi dışındakilerin hepsi Yönetim Kurulumuzdaki 2 eskrimcinin, Mustafa Kalender’ ve Barış Övünç hocaların sporcuları.
Tespitlerinizde çok haklısınız. Eğer şu anki klasmanlar göz önünde bulundurulursa, Tuğçe Simay Koç bayan kılıççı olarak ilk sırada yer almalıydı. Benim de ilginç bir tespitim var. Yine klasmandan yola çıkarak, erkekler kılıç Yıldız A klasmanına bakarsanız, federasyonumuz 1,2,3,5,6,7 ve 13. sırada yer alan sporcuları seçmiş. 4. sıradaki arkadaşımız yok. Nedeni mi? Mantıklı bir açıklaması olamaz!
Saygılar
sporgunlugu demiş
Can Aydın’ın ilgili yazısı için: http://www.eskrimci.com/2009/07/kimler-harclik-aliyor/
hans gratel demiş
Ne beklıyorsunuz kı bu yaratıklardan. Akılları sadece tarikat, adam kayırma. Ama bunlarında devırleri sona erer. Mufettişler hesap soracak hepınızden. Keyfını cıkarın sınırlı zamanınızın yakında göreceksınız ulu hareketierinızın sızede yaptıklarını. Hele adı Kalender (MR TAKVİM) uluslararası turızmden dönebilse de işlerle ılgılense. Hesap soracagız bunlardan merak etmeyın
Alp AYDIN demiş
DALTONS
Federasyon yine yaptı yapacağını. Aslında hiç şaşırmamamız lazım bu seçimlere ve kararlara. Adamlar en iyi bildikleri işi yapıyor. Adam kayırma, menfaatçilik, vurdum duymazlık, otokrotik yöneticilik, yalan dolan işler gibi becerileri bunlardan daha iyi yapan varmı bu camiada. İnsanda biraz şeref, haysiyet olur. Karakter olur. Allah korkusu olur, utanma olur. Biri haber ajanslarına yalan bilgi verir, biri adam kayırıp hak etmeyenlere para sağlar, biri ahlaksız teklif işlerine bakar, biri turnuvaların oynandığı spor salonlarının bahçesinde çatık kaşlara bir takım kişilere bakarak o küçük beyniyle aklı sıra korkutmaya çalışır, bu birileri çok bu federasyonda. Bitaneside oturmuş başkanlık koltuğuna dünyadan bir haber yaşar. Bir şey olduğunda arar konuşursun olayı aaaaa benim haberim yok bi “daltonlara” sorayim seni aratırım der. O başkana helal olsun valla ben onun koltuğunda otursam utancımdan insan içine çıkamazdım. Ama tabi iyi pişmiş.
Helal olsun daltonlar devam edin.
Kadronuza yeni insanlar ekleyin.
Biz burdayız. Her zaman karşınızda olucaz. Düşünce ve yazma özgürlüğümüzle, Atatürkçülüğümüzle, vatan sevgimizle, eskrim aşkımızla sesimizi duyuracağız.
Bakalım bu camianın tamamını satın alabilecekmisiniz.
Yoksa biz insanları uyandırıp hatalarını gösterebilecekmiyiz.
Bu iki soruyu da zaman ve camianın karakteri gösterecek.
Saygılarımla Alp AYDIN
soner demiş
Koyun gibi güdülen gibi gibilerin psikolojisi, politik anlamda,erki yalan dolanla ele geçirenlerin uzun vadeli,kalıcı politikalar uygulamak yerine, kendisine oy verenler içersindekileri bile ayrıştırıp çıkar temelli ilişkiler kurarak, bu olimpik harçlık parasal uygulamalarında satın aldığı oy karşılığında seçilmiş kişilere özel çıkarlar sağlamalarının eşsiz bir örneğini sergilemektedirler.Buna politik anlamda Patronajjjj deniliyor yada Clientelism.Maalesef bunlarınki gibi azgelişmiş gruplarda çok yaygındır. patronaj ilişkileri denince yerinde sayan, ileri gitmek şöyle bir yana dursun günbegün gerileyen bir takım guruplaşmalar akla gelir.Burada liyakat ilkesinden ne yazık ki pek söz edilemez ve de görülemez hatta liyakat ve kalifiye kavramları, bu gibilere oldukça yabancılaşmıştır.
Tipik bir örnek;Bir yönetim kurulu üyesinin talebesiymiş,topu topu üç müsabakaya katılmış,,dokuzunculuktan yukarı çıkamamış,klasmandada ancak onüçüncü sıradaymış .Ne gam……açarsın fal ,bakarsın remil….yetmedi patronaj ilişkisini hareketlendirirsin,2012 olimpiyatlarına bu sabi sübyan katılacak diye kehanette bulunursun,gelsin cukka paralar.Devleti soyan soyana….
armağan sıkçalı demiş
benım hakkımda kımse yorum yapamaz ısmım yoksa yoktur ama her gırdıgım macta derecemı elde ederım maşıda hak ederım..
sporgunlugu demiş
Sayın Sıkçalı;
Koca sezonda sadece iki maça girmişsiniz. Ocak ayındaki turnuvada 26 sporcu arasında 15′inci olmuşsunuz. İkinci turnuvanızda ise 2′nci olmayı başarmışsınız.
26 sporcu içinde 15′incilik derece midir?
Bazı arkadaşlarınız gibi ani çıkışlar yapmayın! Zaten hak etmediğiniz bir parayı alıyorsunuz. İsminiz bir kere geçmiş. Spotları üzerinize çekmek istemezsiniz. Siz usulca paranızı alın, tepe tepe kullanın!