Müminhan Bilgin’den Yeni Bomba: “Atatürk’ün Sporları İlgisiz Kaldı”
Posted by sporgunlugu 5 Aralık 2009, Cumartesi
10 Kasım’da federasyonun Internet sitesinde yayınladığı mesajla (!) eskrim camiasının takdirini kazanan Müminhan Bilgin, Atatürk’ü anmaya devam ediyor.
Bilgin’in frenlerinin artık tutmadığını görüyoruz.
Eskiden sadece Eskrim Federasyonu’nun eski yöneticilerine laf ederdi. Devrimci Bilgin, Türk eskrimini sıfırdan yarattığını iddia edip dururdu.
Bilgin yavaş yavaş narsizmde tepe noktaya ulaşmaya başladı. Eskrim camiası ona yetmiyor. Diğer spor federasyonlarına da laf atmaya başladı.
İlgili beyanatı paylaşıyorum.
Türkiye Eskrim Federasyonu başkanı Müminhan Bilgin’in bir diğer akıllara zarar beyanatını paylaşıyorum. Dikkat edilmesi gereken noktaları farklı renkte belirttim.
İşte örnek başkan!
“Atatürk’ün sporları ilgisiz kaldı”
Eskrim Federasyonu Başkanı Müminhan Bilgin, Atatük’ün talimatıyla kurulan binicilik, eskrim ve okçuluk sporlarında başarısız ve ilgisiz olduğunu söyledi.
Bilgin, yaptığı açıklamada, 27 ilde bin 700 sporcuya ulaştıklarını belirterek, ”Hedefimiz 2011 yılının sonunda 40 ilde bu sporu yaptırmak. Milli Eğitim Bakanlığı ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı ile görüşerek, başarılı eskrimcilere burs verilmesi ve sürekli antrenmanlara katılan sporculara maaş bağlanması konusunda taleplerimiz oldu. Bunu da gerçekleştirirsek eskrimi bir meslek haline getirme hedefimizi gerçekleştirmiş olacağız” dedi.
Müminhan Bilgin, 2012 Londra Olimpiyatları’na mutlaka sporcu göndermek istediklerini ifade ederek, ”1980 yılından beri kotayı aşan sporcumuz olmadığı için olimpiyatlara sporcu gönderemedik. Ancak 20-21 Kasım tarihleride İtalya’nın Palermo kentinde yapılan Uluslararası Eskrim Federasyonu Genel Kurulu’nda, olimpiyatlara her ülkeden 3 sporcu yerine 2 sporcunun gitmesi karara bağlandı. Böylece olimpiyatlara daha çok ülkenin katılması sağlamış olacak. 2006 yılı itibariyla dünya sıralamasında 240. sırada yer alan Türk eskrimi, bugün 40. sıraya yükseldi. Yine yıldızlar kategorisinde sporcumuz Burak Babaoğlu’nun eskrimde en tepe nokta olarak kabul edilen Avrupa’da 2. sırada yer alması, Türk eskriminin gelecekteki her alanda başarılı olacağının açık bir göstergesidir” diye konuştu.
-”ESKRİM PRANGALARINDAN KURTULDU”-
Federasyon Başkanı Bilgin, 1900 yılında saraya Abdülhamit tarafından getirilen eskrimin, beklenen başarıyı yakalayamamasına bir anlam veremediğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
”Nitekim, Türk insanının kılıç kullanmadaki yeteneğini gören Atatürk de 1923 yılında eskrim federasyonunu kurmuş. Nasıl oluyor da bu kadar uzun süre faaliyette bulunan bir spor dalı beklenen başarıyı yakalayamıyor diye kendi kendime sordum. Yaptığımız tespitler neticesinde eskrimin beklenen sıçramayı kaydedememesinin arkasında, 8 ailenin ve askerlerin kontrolünde olması yatıyor. Bugüne kadar eskrim federasyonu başkanlığı babadan oğula geçer gibi, bu 8 ailenin dışına çıkmamış ve daha çok askerlerin denetiminde yapılmış. Federasyon mümkün olduğu kadar ‘küçük olsun benim olsun’ düşüncesiyle yönetilmiş. Ancak biz bugün Türkiye genelinde 27 ile ulaştığımız gibi, bu illerin arasında Erzurum, Adıyaman, Tunceli, Ağrı, Malatya, Şırnak, Gaziantep gibi Doğu ve Güneydoğu Anadolu illeriyle, Karadeniz’den Trabzon da var. Çok kısa sürede bu illerde büyük başarılar yakaladık. Gelecekte hem milli takıma, hem de bulunduğu ilin sporuna katkı sağlayacak sporcularımızı eskrim alanlarında göreceğiz.”
-”ATATÜRK’ÜN SPORLARI İLGİSİZ KALDI”-
Türk insanının ata binmek, kılıç kullanmak ve ok atmaktaki becerisinin, tarih boyunca yaptığı savaşlarda da kendini gösterdiğini bildiren Müminhan Bilgin, sözlerini şöyle tamamladı:
”Türk insanının ata binmekte, kılıç kullanmakta ve ok atmaktaki yeteneğini gören Atatürk, bu 3 branşın spor federasyonunun kurulması için talimat vermiş. Böylece hemen hemen Cumhuriyetle yaşıt binicilik, okçuluk ve eskrimin yayılması ve başarılı olması gerekirken, hep yerinde saymış. Ne ilginçtir ki Büyük Önder Atatürk‘ün ülke genelinde yaymaya çalıştığı bu 3 spor dalında Türkiye hem başarısız olmuş, hem de yeteri kadar ilgi görmediğinden dar bir alana sıkışmış kalmış. Bunun tek sebebi bugüne kadar yönetimde bulunan arkadaşlarımızın bu spor dallarına yeterli ilgiyi göstermemesidir. Yani sonuç itibariyle Atatürk’ün sporlarının ilgisizlikten başarısız olduğunu söyleyebiliriz.”




