Kuzey Ekspresi Gazetesine Basın Dersi
Posted by sporgunlugu 2 Şubat 2010, Salı
Dün Müminhan Bilgin’in Hıncal Uluç ile konuştuğunu ve ona “para vermediğimiz için mi olumsuz yazıyorsunuz?” şeklinde bir soru sorduğunu iddia eden köşe yazısından bahsetmiştim.
İlgili yazı Kuzey Ekspresi isimli gazetenin Internet sitesinde çıktı. Bu gazete, Müminhan Bilgin’in memleketi Trabzon’da yayınlanıyor.
Gazete Trabzon’da yayınlanınca hemen şüphe duymak gerekiyor. Trabzonlularda inanılmaz bir hemşehri bilinci var. Birbirlerini imrenilecek ölçüde destekliyorlar. Bu destek hem özel hem de kamu sektöründe dikkat çekiyor.
Trabzon gazeteleri de bu destekte önemli yer tutuyor. Gazeteler aracılığıyla kamuoyu oluşturuluyor. Yalan yanlış haberler basın etiğine sığmayacak ölçüde yayınlanıyor.
Dün paylaştığım köşe yazısı da habercilik açısından utanç kaynağı olacak cinsten.
Yazıyı kaleme alan şahıs, gazetenin imtiyaz sahibi Hasan Kurt. Kurt, köken olarak gazeteci midir bilmiyorum. Ancak biraz gazetecilik dersi alması gerek.
Gelelim yazıdaki sakatlığa.
Hıncal Uluç hakkında çeşitli iddialara yer verilmiş. Bu iddialar ise Müminhan Bilgin’in ağzından yazılmış.
Kurt, gazetecilik ilkelerini benimsemiş bir yazar olsaydı, Bilgin’in iddialarını Hıncal Uluç’a sorardı. Bu iddiaların yerindeliğini teyit ettirmeye çalışırdı. Gerekirse, Uluç’un cevaplarını da yazısına eklerdi.
Ama burada amaç, haber yapmak değil. Kurt’un tek derdi, Bilgin’in ismini temize çıkarmak.
Bu şekilde davranıldığı zaman ise gazeteci olunmaz. O muhabir, köşe yazarı olsa olsa gömme muhabir, iliştirilmiş gazeteci (embedded journalist) olur.
Türkiye’de başımıza ne geliyorsa bu tür gazetecilerden (!) geliyor. Bilgi kirliliği yaratıp yakın oldukları çevreye herhangi bir şekilde menfaat sağlıyorlar.





soner demiş
Hadi Safiye Soymanı ve Faik beyini vede Fahrettin Cüreklibatur’u(Cüneyt Arkın) anladık ,birileri şöhret olmak için her salatalık diyene tuz kapıp koşuyor,diğeride unutulmuş mazisini hatırlatıp birazda para kazanmak için dolanıyor.Bunlarla eskrimin tanıtımı ancak bu kadar olur.Oysa Hıncal Uluç böyle değil. Adamın TV kanallarında kendi proğramı var ,başkaları ile ortak proğramı var,gazetede köşesi var ,gece hayatında neşesi eğlencesi var .Bu adam parada versen vakit bulup günlerce Antalyaya nasıl gelsin.
Hangi akıllının işi bu acaba ,adamı taa Antalya’ya getirtmek.Bana arızalı kısım burası gibi geliyor.Federasyonun çevresindeki bazı kişiler ‘’getirirrriz deyip ‘’yollarını bulmaya ‘’ çalışmasınlar…
Adamın birşeyden haberi yoksa epey gümbürtü çıkar gibi……